10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü Basın Açıklaması

Dünya Sağlık Örgütü 2015 yılında Dünya’da 800.000 kişinin intihar sonucu öldüğünü bildirmiştir. İntihar sayısının 2030 yılında bir milyonun üzerine çıkacağı tahmin edilmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 yılında Türkiye’de 3000’den fazla kişinin intihar ederek hayatını kaybettiğini bildirmiştir. İntihar girişimlerinin ise bu sayının yaklaşık 20 katı olduğu tahmin edilmektedir. Tüm bu veriler intiharın günümüzde önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu göstermektedir.

Dünya Sağlık Örgütü tüm ülkelerin ulusal intihar önleme programları olmasının önemine vurgu yapmaktadır. İntiharları önlemeye yönelik, intiharın psikolojik ve sosyal boyutlarını içine alan kapsamlı projelere ihtiyaç bulunmaktadır.

İntihar olgularının yaklaşık %90’ına bir ruhsal hastalık eşlik etmektedir. Bu nedenle ruhsal hastalıkların erken dönemde saptanması ve intihar riski olan bireylerin uygun şekilde tedavi edilmesi ayrı bir önem kazanmaktadır. İntiharla ilişkili damgalanma, intiharların saklanması riskli bireylerin uygun ruh sağlığı hizmetlerine ulaşmasını engellemektedir.  Toplumun ruhsal hastalıklar ve intihar konularında sağlıklı bilgilenmeleri bu damgalanmayı azaltacaktır.

Tüm kapsamlı intihar önleme projeleri içinde medyanın da önemli bir rolü bulunmaktadır. İntihar haberlerinin medyada ayrıntılı olarak yer alması, dramatize edilmesi, renkli görsel öğelerle sunulması, intiharın nedeni olarak herhangi bir sebep sunularak haberleştirilmesi intihar riski olan bireyleri olumsuz etkilemektedir.

Medyada intihar haberleri mümkün oldukça yer almamalı; haber yapılacaksa Basın Kanunu'nun 20. maddesine uygun olarak özendirme etkisi yaratmayacak, mümkün olan en yalın şekilde haber yapılıp, intihar düşünceleri olan kişilerin uygun sağlık hizmetine yönlendirilmeleri hedeflenmelidir.

TÜİK’in 2015 yılı Türkiye verileri; ateşli silah kullanımının asıdan sonra en sık kullanılan intihar yöntemi olduğunu göstermektedir. İntihar düşünceleri olan kişilerin ölümcül intihar araçlarına ulaşımının kolay olması intihar oranlarını arttırmaktadır. Ateşli silah teminini kısıtlayan yasal düzenlenmelerin yapılması tüm intihar önleme projelerinin içinde yer almalıdır. Toksik maddelere ulaşımın sınırlandırılması, köprü korkuluklarını yükseltmek gibi sık başvurulan intihar yöntemlerine ulaşılabilirliğin zorlaştırılması birçok farklı kurumun ortak hareket etmesi ile gerçekleşebilir.

İntihar davranışı önlenebilecek bir davranıştır. Tüm toplumda insanların intihara eğilimini artıran faktörlerin belirlenerek ortadan kaldırılması” birincil düzey önleme”  hedefi olarak belirlenir. Tıbbın her alanında olduğu gibi birincil önleme toplum düzeyinde uygulanır ve bir hastalık ya da belirtinin ortaya çıkmasının engellenmesi en  verimli yaklaşımdır. İntiharın birincil düzeyde önlemesinde temel odak toplum içerisindeki intihar eğilimlerini azaltmaktır. Birincil önleme : çevresel risk faktörlerinin azaltılması ve kişisel kaynakların artırılması ile mümkündür.  İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde belirtilen temel ilkelere uyulması ile intihar davranışı önlenebilir "En başta yaşam ve özgürlük olmak üzere sağlık, eğitim, yiyecek, barınma ve toplumsal hizmetlerinde içinde olduğu, sağlık ve esenliğe uygun bir yaşam düzeyine kavuşma; yasanın koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma; barışçıl amaçlar için toplanma ve dernek kurma; evlenme, mal ve mülk edinme; çalışma, işini seçme özgürlüğü; din, vicdan, düşünce ve anlatma özgürlüğü hakları” İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin temellerini oluşturur.

Artan toplumsal gerginlik, umutsuzluk ve öfke nedeniyle bu yıl, Dünya İntiharı Önleme Günü intiharın gündeme taşınmasına aracı olması yönüyle diğer yıllara göre daha önemlidir. OHAL ve KHK’larla gelen ihraç ve tutuklamalar; toplumsal bölünmüşlük, adalete dair güvensizlik, dünyadan izolasyonun ülke içi ekonomik ve toplumsal yansımalarını, son yirmi otuz yıldır süregelen sorunları ivmeli bir şekilde arttırmıştır. Ötekine öfke ve kendinden olana koşulsuz hoşgörü adaletin, teknik anlamda hukuk sisteminin çok iyi yapılanmış dahi olsa, işlemesini imkansız hale getirmiştir. İşlemeyen bir adalet algısı öfkenin temel faktörlerinden birisidir ve intihar bir yönüyle öfkenin kendine dönmüş halidir.

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü'nde tüm kurumların intiharlara karşı farkındalığını arttırmak amaçlanmaktadır.  Artmakta olan intihar oranlarını ancak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin temel ilkelerinin gerçekleştirilmesi, adalet, emniyet, medya, eğitim ve sağlık kurumlarının birlikte çalışması, etkin intihar önleme projelerinin gerçekleştirilmesi ile azaltılması mümkün olacaktır.