Zaman mı durdu? 20 yıl mı geçti?

Zaman mı durdu? 20 yıl mı geçti? 

            Bugün 17 Ağustos. Yaşanılan o büyük felaketin 20. Yıl dönümü.İnsanlık tarihi boyunca doğal afetler ve insan eli ile oluşturulan kitlesel travmalar ruhsal acıların en köklü sebeplerindendir. Ülkemiz depremler coğrafyasındadır ve yaşadığı en büyük depremlerden biri 17 Ağustos 1999’da meydana gelmiştir. Saatler gece yarısı 03.02’yi gösterirken, 45 saniye süren bu korkunç felakette resmi açıklamalara göre yaklaşık 18.000 kişi yaşamını yitirmiş, 44.000 kişi yaralanmış, 250.000 kişi evsiz kalmış ve 20 milyar dolardan fazla maddi kayıp meydana gelmiştir. 

            Türkiye bir afet ülkesidir. Nüfusunun ve yatırımlarının %90’nından fazlası deprem kuşağı üzerindedir. Deprem kuşağında “doğal afet” terimi, afetin fiziksel nedenini ifade eder. Deprem gibi doğal bir olayın afete dönüşmesi toplumsal bir süreç üzerinden gerçekleşir. Binalar yıkılmaz, insanlar zarar görmez ise deprem olur ama yaşanılan bir afet olmaz. Ancak ne yazık ki depremler ülkemizde en fazla yıkıma, acıya ve maddi kayba yol açan afetler arasında yer almaktadır. Depremlere bağlı ruhsal sorunlar ülkelerin afete olan ön hazırlığı, afet sonrası kaynaklarını kullanma kapasitesi ve gelişmişlik düzeyi ile ilişkilidir. Peki Türkiye beklenen depremlere ne kadar hazırlıklıdır? Maalesef bu sorunun yanıtı yaşanan onca acıya rağmen çok iç açıcı değildir. Bu nedenle ülkemizin depreme bağlı yaşamış olduğu büyük acıların ve kayıpların unutulmaması, unutturulmaması ve sürekli gündemde tutulması, depreme karşı hazırlıklı olabilmemiz için büyük öneme sahiptir. 

            1999 depreminin üzerinden 20 yıl geçti, kimileri için o gün zaman durdu. Çalışma birimimiz açısından da her şey bu depremden sonra başladı. Bu felaket sonrası hep birlikte çalıştık, yaralarımızı sarmaya uğraştık. Bir yandan; böylesi felaketlere karşı hazırlıklı olmak, bir arada çalışmak gerekliliğini öğrendik. Türkiye Psikiyatri Derneği bünyesinde 20 yıl önce kurulan Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi o günden bugüne afetler ve kitlesel travmalarla mücadelede birçok dernek, sivil toplum kuruluşu ve kamu kuruluşu ile omuz omuza çalıştı; çok şey öğrendi, çok şey öğretti. Depremin ve çalışma birimimizin 20. yılında ilk olarak “Travma ve Stresörle İlişkili Bozukluklar” kitabını yayınladık.  “Kitlesel Travmalar ve Afetlerde Ruhsal Hastalıkları Önleme, Müdahale ve Sağaltım Kılavuzu”nu ise basıma hazır hale getirdik. Ancak biliyoruz ki ülke çapında bir seferberlik olmadığı sürece bunların hiçbiri yeterli değil. Felakete karşı tüm kurumların yaptıklarından daha fazlasına ve en önemlisi birlikteliğine ihtiyaç vardır. İşte tam da bu nedenle toplumsal sorumluluğumuzu unutmayarak 14-15 Eylül 2019 tarihlerinde “Depremin 20. Yılında Anma ve Kitlesel Travmalar Sempozyumu” düzenleme kararı aldık.

Türkiye Psikiyatri Derneği Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi olarak Şişli Belediyesi’nin ve İstanbul Tabip Odası’nın katıkları ile 99 depreminin 20. yılında depremi anmak ve o günden bugüne yapılanları değerlendirmek, afetler ve insan eli ile oluşturulan kitlesel travmalara hazırlıklı olmak adına üzerimize düşenleri saptamak, kurumlar arası iletişimi ve örgütlenmeyi arttırmak amacıyla  afetler ile ilgili tüm kurumlar ve paydaşlar ile 14-15 Eylül 2019 tarihlerinde Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kültür Merkezinde “Depremin 20. Yılında Anma ve Kitlesel Travmalar Sempozyumu”nda bir araya geleceğiz. 

            Depremi engelleyemeyiz ama maddi ve manevi yıkımını engelleyebiliriz. Bu nedenle depreme karşı hazır olma sorumluluğumuz var. Zamanın başkaları için de durmasını engellemek için hazırlıklı olmalı, hep birlikte çalışmalıyız. Türkiye Psikiyatri Derneği olarak 17 Ağustos’un 20. yılında kaybettiklerimizi saygı ve rahmet ile anıyor, tüm etkilenenlere, kayıp yaşayanlara, 17 Ağustos ile zamanın durduğu herkese geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. 

Türkiye Psikiyatri Derneği

Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi